Anatomik Hiperbol

Yazan: Zeynep Sina Ersan // Tarih:


Kahvemin son yudumunu da çiçeğime su ihtiyacını karşılaması için verdiğimden beri düzene girmez oldu hayatım. Çiçekler kahve sevmezmiş! Ne de zevksiz canlılar. Halbuki ben, bana bakın, damarlarımda gezen onlarca yabancı maddenin en değerlisi kafein. Uykulara düşmanım, rüyaların cazibesine kapalı artık bünyem!

Cesedinle dans ediyorum şimdi bir yokuşun en alt kısmında. İnsanlar bana deli gözüyle bakıyor birazdan benim de sana katılacağımı bilmeden. Evet, katılacağım katıla katıla gülerken halimize. İki çürümüş göz bakıyor birbirine, iki kemik el tutuyor birini ve de iki kanlı ve böcekli ve histerili dudak kavuşuyor!

Parmaklarım titriyor sevgilim, sana son mektubumu kendi kırmızımla yazıyorum. Parmaklarım saçlarını özlüyor ve tırnaklarım gözlerini oymayı! Hastalıklı bir aşktı bizimki, psikologların dilinden düşmeyecek yüzyıllarca! Bir Leyla ile Mecnun bir de sen ve biz!

Çocuktuk, sigaralar söndürürdük yumuşacık bedenimizde. Sen en çok ciğerlerimde söndürmeyi severdin; alveollere küller takılır dalga geçerdin! Alveollerde közler kalır ve onları harlayarak yeni yeni yangınlar oluştururdun. Bense en çok beyin kıvrımlarına kırık bira şişeleri sokmayı severdim hatırlar mısın? Usulca sızan kan, soruların felç oluşturma riski, sorunların ikimizi de boğup geçme ihtimali. İhtimal ve olasılık farklı şeyler anlatırdı! Sözgelimi hala burada, bu eski mezarlığımızda olma ihtimalin yüzde elli iken, olasılığın yüzümde elindi. YOKTU! YOKTUN!

Kafataslarının arasında yüzüyorum ben sevgilim; kuru yaprakların, alkolik kusmukların, bir takım çiğ etlerin arasında yürüyorum senden sana doğru olanca kuvvetimle! Kütlem çarpı ivmemle; genel çekim sabiti çarpı kütlem ve senin kütlen ve bölü uzaklığımızın karesi ile… Seni yakıp küllerinle güneşin elektronlarını hesaplayacağım sadist bir zevkle! Seni yıkıp enkazına sarılıp uyuyacağım gün doğumunun ardından! Seni kazıp öylece bırakacağım antik şehirlerin tam ortasında, idam sehpasında! Yakışıklı bir iki şair ağıtlar yakacak ardından, güzel kızlar saçlarını yolacak aynanın karşısında ağlayarak. Dünyanın ağırlık merkezini seni yok ederek değiştireceğim!

Korkuyorsun değil mi benden? Korkman kadar lüzumsuz bir hissin daha olamaz bu dünyada! Sen de en az benim kadar psikopatsın, sen de en az benim kadar saplantılısın bu yarım kalmışlığa! Fakat benim aksime itiraf edememen seni minik pis bir lağım faresine dönüştürüyor sevgilim. Tüm dünyanın bokları arasında yaşamaya alışmış minik pis koku almaz bir lağım faresi.

Gözlerimi açık tutmakta zorlanıyorum sevgilim, gittikçe yavaşlamakta fonksiyonlarım. Yine de bitirmeliyim mektubu, ve kusmalıyım içimdeki senden kalma bütün irinleri. Bir sivilce sıkar gibi… Büyük, olgun, iltihaplı ve esrardan sonraki gözlerin gibi kırmızı bir sivilce…

Kendine benim için iyi bak, sevgil…


Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak Gerekli yerler yıldız ile gösterilmiştir *

Oynat Kapak Parça Adı
Parça Yazarları