benim için kibrit çal Aylin

Yazan: Neslihan Magunacı // Tarih:


 

 

 

Yavaş yavaş çekiyorum adımlarımı günden. Uslu bir kayboluş karanlığa sadakati tattırıyor. Beni terk etmesine müsaade etmediğim bir his ile eve giriyorum. Evdeki soğuk, tenime bir bıçak gibi saplandıkça ritmik adımlarla salona doğru ilerliyorum. Uyanmaman için her yeni adımımı yere daha yumuşak konduruyorum. Kapkaranlık bir oda selamlıyor beni. Kapkaranlık bir ev… Üstelik buz gibi… Kumaşı yırtık, sıradan bir koltuğun üzerine atıyorum kendimi. Zaten yalnızca bir koltuk var salonda. Süsten uzak, dağınık, olağan pis bir manzaraya sahip oda. İçerisi yanık sedef kokularıyla kaplı. Ve her köşede tükenmiş tütsüler…

Koltuğun karşısında ayağı bantlı bir sandalye, önünde küçük bir masa ve dağınık sayfalar…  Bir de duvarın rengi üzerine örtülen kitaplık… Yılgın eve inat ayakta duran onlarca kitap… Evden daha bakımlı duruyorlar. Daha şık!

Küçük çalışma masamın üzerinde bu defa yalnızca bir kitap var, “Kibritçi Kız” Büyük bir gülümseyişle kitabın üstüne bıraktığın notu elime alırken, pencerenin önüne bir araba park ediyor. Arabanın içinden iri yarı, bakımlı bir kadın iniyor. Topuklu ayakkabılarından iner inmez bir ses çıkıyor. Oldukça tiz olan bu ses, beni çok rahatsız ediyor Aylin. Keyfim kaçıyor… Yeşil montlu, genç bir adam kadının boynundaki kolyeyi koparıp kaçıyor….

Saniyeler içinde oluşan kargaşadan nasiplenme istiyorum. Uyanma diye pencereyi kapatıyorum. Penceremiz Aylin, yaz kış açık tuttuğumuz penceremiz… Biz deli miyiz?

Gökyüzü aniden bir çığlık atıyor, bulutlar bu çığlığa dayanamayıp ağlamaya başlıyorlar… Yine de uyanma istiyorum. Bir tütsü daha yakıyorum, sedef kokumuz kalmamış… Elimdeki notunu açıp okumaya hazırlanıyorum. Sonra bir kitap ile devam edip geceye, sabah derse girmeyeceğim.

Bana kızacaksın, biliyorum…

Eve gelmeden önce, Akaretler’de bir dilenci ile sohbet ettim Aylin. Çünkü normal bir insanla konuşmaya ihtiyacım vardı. Ona, erdemli bir insan olarak yaşamak istiyorum yalnızca dedim, bana bir şarkı söyledi. Sanırım kendi bestesi… Daha önce hiç duymadığım bu şarkıyı dinlerken bir çocuk ağlaya ağlaya geçti önümden. Derdi çok büyük Aylin… Balon alamamış… Yeşil montlu, genç adam gibi ben de bir şeyler çalıp şu çocuğu hayaline mi kavuştursaydım acaba? İyi ve doğru bir menfaat uğruna hatalar ve yanlışlar meşru değil mi nasılsa Raskolnikov için? Bu arada Aylin, Raskolnikov hukuk öğrencisiydi…

“Bana anlattığım bu güzel öykü, kitaplığında yokmuş, yeni fark ettim dostum. Aldım ki, bana her gece oku…”

Notun Aylin, senin gibi… Kalkıp odamıza gidiyorum yavaş yavaş. Uyuyorsun…

“Aylin, benim için kibrit çalar mısın? Yoruldum, biraz hayalsizim arkadaşım.”

renkli düşler…

 

 

İstanbul – Ünalan

2019


Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak Gerekli yerler yıldız ile gösterilmiştir *

Paylaş
Oynat Kapak Parça Adı
Parça Yazarları