BÜYÜK ARKANA’NIN ÖLÜMÜ

Yazan: Zeynep Sina Ersan // Tarih:


0-JOKER (THE FOOL)
Pabucu dama atılmış mafya babalarını, emekli olmuş futbolcuları, eskimiş ünleriyle oyuncuları, kısacası zamanında görece zengin olmuş ve kazancının kaynağına veda etmiş herkesi görebileceğiniz bir kumarhaneydi. Yerin üç kat altında, herkesin kendine ait özel kolyesi ile girebileceği bir zindan! Yapılan her hareket, söylenen her söz kayıt altında onlarca bot tarafından. Ve bu bilgiyle hiç konuşmayan ve hiç kaybetmeyen ve hiç gülmeyen kasanın düşmanı… Kimilerine göre bir deha, kimilerine göre bir anda yaşamı dahil her şeyi ile vedalaşacak çekilmesini bilmeyen bir aptal. Bana göre ise tüm fikir ayrılıklarını tek bir çatı altında toplayabilen tek kişi insanlık tarihinde. Dedikodulara göre cebinde meteliği yokken girmiş bu bataklığa. Şans mı denir tecrübe mi bilinmez aldığı yol üç haftada. Şans ve tecrübe zıt kavramlardır efendiler, şansın yoksa tecrübe edersin bazı şeyleri. Eldeki tek bilgiye rağmen Yeraltı Gazatesi’nde hakkında her gün yazılan yazılar, haberler, iddia ekindeki oranlar… Fotoğraflarda hep aynı olan o yüzü, muzır bakışları… FLASH ROYAL!
Kural 1: Kimse kimseyi hile ile suçlayamaz!
Bu yüzdendir ceketine bakılmaması kart çaldığına dair bir önlem olarak ya da kameralarla takip edilmemesi. Sadece poker oynar, sadece bu kumarhanede, sadece soldan beşinci, tek ayağı kısa olduğundan sallanan masada. Çok denediler tamirini ama işte hep kısa kaldı o ayak. Kitaplar, kağıtlar, iskambil desteleri, ek odun… Hiçbir yabancı maddeyi kabul etmedi masa bünyesine ve ardından bıraktılar öylece onu bu eksiklikle… Bu eksikliği o masaya oturabilmek için bekleyen insanlarla doluyordu belki de, kaybedecekleri çiplerle, miraslarıyla, daha çok da benlikleriyle…
En azından o güne kadar…
Kumar neden illegaldir şans topu çekilişleri legalken? Aslında mantık çerçevesinde bakıldığında alınan bir bilete ikramiye çıkması tamamen şans işiyken kumarda kazanabilmek şanstan çok zeka isterdi. Ne zaman bırakacağını bilmek, blöfleri anlamak ya da inandırmak elin bomboşken çift as olduğuna. Cevabı belli sorular sorulurdu bu izbe mekanda.
Kural iki: Kazancını nakite çeviren tekrar oynama hakkını 6 ay sonra elde eder.
Kural tanımaz insanların yönettiği ve toplaştığı bu atmosferin en büyük kazançlarının bir kuraldan ibaret oluşunun getirdiği ironi… 6 ay bir bağımlı için uzun bir süreçtir. Milli Piyango İdaresi her hafta bir çekiliş yapabilirken koskoca yüz seksen gün beklemek…
Kural üç: Kumarhaneden çıktıktan sonraki 24 saat boyunca tekrar giriş yapılamaz.
Bu yüzden birçoğu uyumaz ya da bir köşede yorgunluktan gözaltları morarmış horlayan insanları görebilirsiniz. İnsanları hataya zorlamak için yazılmış maddelere karşı biri hep kazanıyor. Birinin lügatında mağlubiyet tanımsız, nokta gibi… Tüm çizgilerin sonsuz noktalardan oluşması gibi tüm galibiyetler hayata karşı sonsuz mağlubiyetlerden oluşur. Çünkü mağlubiyet de nokta gibi boyutsuzdur. Garip, tek boyutlu şeylerin birleşip iki boyutlu şeyleri oluşturuşu ve dehası ve eksiği ve evrenin tüm gerçeklikleri…
O gün efendiler, ama o gün kimsenin beklenmeyen bir şeyler oldu. Bir kadının adımları kapladı “all in yapmış” mutlak kazananın elinde var olan sessizliği. Bir kadın, kolyesi gözükmez bir şekilde boş masalardan sandalye çekip oturdu masaya. Daha önce kimsenin aklına gelmemiş bir yöntem ve aynı şekilde yine akıllara gelmeyen bir yöntemle mutlak mağlubiyet zincirine kavuşturdu adamı. Tek bir atış, tek bir mermi, tek bir ses sessizliği daha da sessizleştiren…
Ve öylece çekip gitti…


Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak Gerekli yerler yıldız ile gösterilmiştir *

Oynat Kapak Parça Adı
Parça Yazarları