GECE MASALI

Yazan: Neslihan Magunacı // Tarih:


 

 

 

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, zamanın birinde, dünyadaki tüm karanlığı aydınlatabilecek kadar güce sahip, devasa kanatları ile yeryüzündeki tüm insanları ısıtabilecek kadar büyük mü büyük, güzel mi güzel bir Güneş varmış. Bu Güneş’in güzelliğini görmek, ondan faydalanıp hayatını sürdürmek isteyen insanlar, Güneş kendini karanlığın önüne geçirince hemen işlerini yapar, yemeklerini yer, sevdikleri ile görüşürmüş. Güneş’in güzelliğine aşık olan o kadar çok insan varmış ki, Güneş’in doğuşunu seyredebilmek için çoğu zaman Gece’yi harcayıp, Güneş’in var oluşu ile mest olurlarmış. İnsanlar öyle çok Güneş’in aşkı ile yanıp tutuşuyormuş ki, Güneş batarken neredeyse herkes efkârlanıyormuş.

Ancak, Güneş’e aşık olan yalnızca insanlar değilmiş. Gece’nin karanlığını ufak da olsa aydınlatan Yıldız da, Güneş’e duyduğu aşk ile kendini yakıyormuş. Yıldız, eğer Gece’nin karanlığından kurtulabilirse, Güneş’in ışıkları ile kendi aydınlığını birleştirip Güneş ile beraber yaşayacağına inandığı için milyonlarca çocuk doğurarak çocukları ile beraber Gece’nin karanlığına savaş açmış. Gece, milyonlarca yıldızın onu aydınlatmasına ses etmese de, Yıldızlar’ı Güneş’ten kıskanıyormuş. Çünkü, kendi karanlığındaki eşsiz büyünün Yıldızlar’ın görkeminde olduğunu biliyormuş Gece. Bu yüzden, karanlığını daha da büyüterek Yıldızlar’ı aşkı ile sarmalıyormuş. Yıldızlar, bu durumdan pek hoşnut değilmiş; Gece, onları sarmaladıkça Gece’yi aydınlatamıyor ve Güneş ile kavuşamıyorlarmış çünkü. Gece, yerini Güneş’e teslim ettikçe Güneş keskin ışıkları ile Yıldızlar’ın ışığını hor görüp onların aydınlığını insanlardan saklıyormuş. Yıldızlar varken Güneş var olmak istemiyor, Güneş varken de Yıldızlar var olamıyormuş. Zaman, bu imkansız aşkı seyre kapılıp akmış. Gece, onca zaman, aşık olduğu Yıldız’ın, Güneş için kendini öldürmeye çalışmasını sessiz sedasız izleyip durmuş.

Gel zaman git zaman, aşkına bir türlü ulaşamayan Yıldız, Gece’ye isyan etmiş;

-Sen olmasan, ben Güneş ile kavuşacağım ve ışığımızla bize ihtiyacı olan herkesi aydınlatarak çocuklarımı sonsuz bir ışık içinde büyüteceğim. Sen olmasan biz mutlu olacağız, demiş.

Gece, Yıldız’ın bu çaresiz haline çok üzülmüş ve Yıldız’a şöyle söylemiş;

-Benim, güzelliğindeki ışığı doyasıya seyredebilmek için karanlığımı özenle sivrilttiğim Yıldız’ım. Güneş, senin naif ve zarif ışığını kıskanıp kendi kavurucu ateşinin yaktığı ışık ile seni ezip geçiyor. Ben ise, senin zarif ışığının ne kadar derin olduğunu hissettirebilmek için, kendi karanlığıma koyuluk katıyorum.  Güneş, tek başına yapabiliyorken, ikimiz birbirimizden ayrılınca nasıl da eksik kalıyoruz.

Yıldız, Gece’nin aşkını itirafı karşısında önce şaşırmış ve sonra onu nasıl sevdiği anlamış; Gece ile yarımlarını hep bütün saymış…


Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak Gerekli yerler yıldız ile gösterilmiştir *

Paylaş


Oynat Kapak Parça Adı
Parça Yazarları